Perşembe, Ağustos 17, 2006

ASLI ve T.İ.’den İNCİLER

ASLI: ne haber, bu kim yahu?
T.İ: selam, kimi soruyosun aslıcım
ASLI: selam ne haber, kediyi
T.İ: :))) idolüm o benim, idealim, olmak istediğim yer, huzur bu mudur, budur
ASLI: :)))) Peeeh, hayat bu mudur? şu an için budur.
T.İ: keyfi yerinde yaymış kebap yapıyor; ilerde bir gün inşallah
aklıma hep okuduğum 1 hikaye geliyor, belki sen de duymuşsundur
1 ara internette okumuştum: genç ve hırslı 1 yuppie bir sahil köyüne yolu düşer
son model arabasıyle ve laptopuyla köyün kahvesine girer deniz kıyısında
hamakta uyuyan bir balıkçıyı görür
duymuş muydun? anlatayım mı
ASLI: Evet, eeeeveeeeet … huuuhuuuuuuuuuuuuuuuu
T.İ: ok anlatıyorum
cep teliyle borsadaki müşterilerle konuşurken adamın şama kadar orda uyuması dikkatini çeker. yuppienin arabası bozulmuştur ve o gün orda konaklaması gerekmektedir. köyün kahvenin üzerindeki tek pansiyonuna yerleşir ve adamı izlemeye başlar. hamakta uyuyan balıkçı birazdan yerinden kalkar, kayığına biner, ağlarını temizler ve denize açılır. 3 saat sonra geldiğinde elindeki sepetin içinde 20ye yakın balık vardır ve adam onu olduğu gibi pansiyona verir, parasını alır, o parayla kendine şarap ve evine yiyecek alır,
yiyeceklerini oraya gelen oğluna verir ve hamağına tekrar yatar, şarabını şişeden içer, yuppie adama tiksinerek bakar, sefilliğine dayanamaz
ve adama doğru yaklaşarak selam verir, masasına davet eder, mesleğini söyler, balıkçıdan kendini tanıtmasını ister
T.İ: adam 3 çocuklu 1 balıkçıdır hayatını balıkçılıktan sağlamaktadır, hergün aşağı yukarı 20-30 arasında balık yakalar ve geçimini sağlamaktadır. yuppie adama aklını kullanırsa zengin olabileceğini ve bu sefil hayattan kurtarabaileceğini söyler, balıkçı şaşırır nasıl? Der, yuppie hemen laptopunu çıkarır, exceli açar ve başlar hesap yapmaya: 3 saatte 30 balık yakalayabilirsen, sabah saat 7de denize açılırsan ve 7 saat çalışırsan, 100 tane balık tutabilirsin, bunun 20sini burdaki pansiyona verirsin, kalan balığı restoranlara, civardaki lokantalara verirsin demiş. Eee? demiş balıkçı, daha sonra kendine 1 tane balıkçı daha kiralarsın, ona da komisyon verirsin 12 saat çalıştırısın kayığı demiş. Eee? Demiş; kazandığın şu kadar parayla şu kadara tekne alırsın
ASLI: eee
T.İ: tekneyle uzaklara açılırsın, bilmem kaç mil daha gidip tonlarca balık yakalarsın, onları şehre gidip şu şu yöntemlerle pazarlarsın, ordan aldığın parayla 1 buzhanesi olan kamyon alırsın ve yakın bölgelere de pazarlamaya başlarsın. balıkçı da ee sonra naparım? Demiş. yuppie de delirdin mi 3 tane çocuğun var, ayda şu an 50 kazanıyorsan ben sana 500000 kazanabileceğin bir fikir veriyorum demiş. iyi tamam da demiş balıkçı o kadar kazanacağım da ben 50 yaşındayım, napacam o parayı demiş. yuppie de bu sefil adama iğrenerek bakmış, adam gibi 1 hayatın olur, yaşlılığında elinde büyük bir servetin olur ve bir sahil kasabasında keyfini çatıp içkini yudumlarsın, gelecek kaygın kalmaz demiş. balıkçı da adama dönmüş; peki sen benim şu anda anlattığın şeyden farklı bir şey mi yaptığımı sanıyorsun demiş
T.İ: 50 yaşındayım, bir sahil kasabasındayım, hamaktayım ve şarabımı yudumluyorum demiş
T.İ: hikaye de burda bitmiiişşşşş
ASLI: e doğru demiş. harika bir hikaye. kim sefil acaba?
T.İ: aynı şey ne zaman dank etti kafama biliyor musun? arkadaşlarla konuşuyoduk; hepimizin hayalinde emekli olunca bir tatil kasabasında, denize nazır küçük bir evde, bahçesi olan yaşamak var. sebze yetiştirmek, denize girmek, verandasıda hamakta uyuklamak var: emekli olunca ama
T.İ:oysaki istediğimiz zaman bu kadar huzurlu ve az para gerektiren bir yaşam seçebiliriz
ASLI: doğru
T.İ: ben o yüzden ideallerini durmaksızın peşinden gidebilen insanlara çok imreniyorum. büyük şehirde çoğumuz yaşlanmak istemiyoruz. hayalimiz genelde aynı, küçük ve sevimli 1 kasaba, huzurlu ve organik 1 hayat,
ASLI: evet
T.İ: sağlıklı bünye ve mutlu 1 aile, oysa aslında bu o kadar da basit ki; sadece karar vermek ve veren insan da çok; ben bayılıyorum bu tür insanlara
T.İ: az evvel Hilton izmirin satış yöneticisiyle telefonda görüştüm, 15 gündür izindeymiş, olymposa gitmiş. ben de bayılıyorum oraya henüz gidemedim ama. 3 tane kuzenin açıp işlettiği 1 pansiyonu öve öve bitiremedi.
T.İ:şimdi bakıcam netten oraya. tatile gelmişler, bayılmışlar oraya, o evi satın almışlar, pansiyon yapmışlar, hem yaşıyorlar hem de para kazanıyorlar
ASLI: oh ya, işte bu
T.İ: olympos lodge diye de butik otel var orda onun hikayesini de okumuştum hürriyette
ASLI: işte bu
T.İ: karı koca, biri reklamcı biri de pazarlamacıymış, İstanbullu; tatile gelmişler, orayı görmüşler bayılmışlar, İstanbuldaki herşeylerini satıp orayı almışlar ve butik otel yapmışlar; gir de sitelerine bir gör yarattıkları güzelliği; işte ben de bu kadar kararlı ve korkusuz olmayı isterdim, şu an 32 yaşındayım, daha ne kadar kaldı ki ömrün yarısına geldim diyorum, 18den öncesini de hayatı henüz o yaşlarda anlamadığımı düşünerek saymıyorum. o yüzden bu yaşımdan sonrayı farklı ideallerime kavuşarak yaşamayı diliyorum.
T.İ: çok filozof gördüm kendimi :))))
ASLI: evet ama haklısın, bir şeyler yapmazsak ömür böyle geçecek
T.İ: evet ben de ondan korkuyorum işte, ömür dediğin nedir ki; bir atımlık nefes! vayy beeee , neler yazıyorum bugün ben?
ASLI: sen tam yazacak günündeymişsin ha
T.İ: bak bu yazışmayı asabilirim bloguma eğer müsade edersen. ilginçlik olur blog camiasında… ASLI ve T.İ.’den İNCİLER BAŞLIĞIYLA
ASLI: olur, pek sesimi çıkaramamışım zaten :))))
T.İ: bi de salakça yazışıp da birbirimizi bilem anlayamadıklarımız var .haha haa haaa. sen de onlardan birini koyarsın
ASLI: saklamadım tabii onları
T.İ: ama onlar bir blog şaheseri olabilirdi
ASLI: valla

11 yorum:

elmasekeri dedi ki...

Yani TI sensimdi diyosun ki, biz zaten ulasmak istedigimiz hayalimizdeki gunlere, yolu dolandira dolandira uzatarak gidiyoruz?? Iyi guzel deee, adamin 3 tane cocugu nolacak peki?? Onlar da mi babanin yolundan gidecekler? ya bir gun firtina cikar da adam teknesini kaybederse? o zaman ne olacak?
Not: Blog saheserlerini cok merak ettiimmmm!!!:):)

Ozde dedi ki...

Guzel yazi Tinne`cim, ve biz bir suru salakca seyin basini (efenim cocuk sehrin iyi okullarindan birinde okusunmusmus, mutlu bir cocukluk gecirmesi daha onemli mesela ama nerdeeeee? )bekledigimizi sanirken bu kokusmus sehirlerde medeniyet hastaliklarinin amansiz pencesine dusup surune surune olecegimiz vakti bekliyoruz. Kendimizi bu kadar yadsirken, kendi iyiligimizi bu kadar unutmusken baskasinin iyiligini gercekten dusunebilir miyiz? Bu yuzden mi cok sahte ve yabanci olduk herseye karsi, kendimizden baslayarak?

Neyse bosver, keyifli keyifli yaz sen yine. Yazlikta sabirla iyi idare etmissiniz ikiniz de, tebrikler.

P.S. :Topluigne uzun geldi, T.I. guduk kaldi, baktim "Tinne" fena diil. Sen ne dersin?

Toplu İğne dedi ki...

evet elmaşekerim, aynen öyle demek istemiştm. bek kime sorsam çevremde herkesin emeklilik hayali birbirinin tıpatıp aynısı. ben hayallerime yaşlanınca kavuşmak istemiyorum, çünkü o zaman da sağlık elden gidiyor. çocuklar o güzel tasasız ortamda inan bana çok daha bilinçli ve "insan" olurlar; "insan" kalırlar. inan! off bu aralar çok karamsar gördüm kendimi :))

not: valla merak etmişsin de; çok komik iki çenebaz, biririnin yazdıklarını okumaya fırsat bulamadan habire yazarlarsa ortaya çok komik dialoglar çıkıyor. belki onu da bir gün aslıcım koyar.

ozdecim selamlar, hoş geldin:)) isim kısaltma yöntemine bayıldım doğrusu pek şeker olmuş valla :)

yadıklarının altına imzamı atarım, çok güzel yazmışın, söylemek isteyim de yazmayı beceremediğim pekçok şeyi yazmışsın. kesinlikle katılıyorum. medeniyet ne kadar da medeni diye soruyorum ve eğer bu dünya medeniyse; en çocuğumu medeni ortamlara sokmak istemiyorum.

Aslicin dedi ki...

İtiraz ediyorum, kelimelerimle oynanmış, phptmontaj var :P

Pek konuşkan günümdeymişim çenem durmamış, oh yeah, yep , cool falan der gibiyim.

Bir de şu eski kayıtları iyi ki tutmamışız diyorum zira o yazışmaları çözebilmek için aynı zamandan dil bilimci olan bir matematik profesörü mantık yürütmeliydi :)

vintage biscuit dedi ki...

benimde etrafimda oyle radikal kararla hayatlarinin akisini degistirmis arkadaslarim var ...
gipta ediyorummm
biz Ali ile ada da oturmak istiyoruz yaz kis ... cunku Istanbul u sevmiyoruz ama maalesefff burdan para kazaniyoruz . bu yuzden ada cok mantikli geliyor bize

bana kalsa kacip dahada guneye inesimmm var

bu arada olympos daki yeri biliyorum . mukemmel

elmasekeri dedi ki...

kocam da senin gibi dusunuyor, gun gectikce koyde buyusun daha iyi laflarini daha cok duyar oldum, iyice bulandirdiniz aklimi elbirligiyle.

d@li dedi ki...

Ne güzel kaynatmışsınız.
Gerçekler bunlar. Zaman geçmeden farkedemiyoruz.
5 yıl önce daha çok kazanmak istiyordum gelecek için. Şimdi sevdiğim bir işi yapıyorum Bir bardak çayı sıcak yudumlayamıyorsam 100 bardak çay parası kazanmanın bir anlamı yok.

Son 1 yıldır bende düşünüyorum hatta kendimi asgari bir masrafla yaşamaya alıştırmaya çalışıyorum.
Emekli olmayı bekleyemiyeceğim de bohem hayata geçtikten sonra şu asgariye indirilmiş masraflarımın finansmanı sağlayacak şekilde bir organizasyon yaptımmı tamamdır
benim işim.
Sadece gideceğim yeri seçmek kalıyor
Yer tavsiyelerini şimdiden alabilirim

potansiyelariza dedi ki...

Bendede o hayal var. Yaşlanınca olsun istemiyorum. Çocuklarımın balkonlarda değil bahçelerde büyümesini istiyorum. Eğitim kaliteside artık düştü. Mantıklı bir karar olur. Büyükşehirde yaşadığın için daha çok para kazanma ihtiyacı duyuyorsun. Küçük bir yerde yaşasan çok paraya o kadar ihtiyaç duyulmaz gibi geliyor bana.

ucusanlar dedi ki...

niye bu kadar uzun yazıyorsun yaaa. İşten kaytardığım iki dakikada okumak mümkün değil seni...

Toplu İğne dedi ki...

kız aslıcım::), evet fotomontaj yaptım sana, aslında o kedi resmi senin haftasonu evdeki halindi, koltuğa ööle uzanmış :P ama kaldırdım ki kimsecikler göremedi; hahaa

vinticım, bu ada büyükadadır di mi? yani ben öyle tahmin ettim; biz izmirliler Kuşadasına "ada" deriz de :) amanin dedim bu kız adada yaşıycak, işi istanbulda;herhalde dedim helikopterle gidecekler işlerine:P şaka bi yana; en orayı hala görmedim ve benim de idealim; izmir urla, ayvalık cunda, bozcada, bodrumum henüz bilinmeyen belde ve köyleri; tarzında ister bohem de, ister kırık de, ister uçuk de anasını satıyim; huzur yapmak!

elmaşekerim, kocan da haklı sen de... kafan bulanacak tabi. benim de bulanık olmasa, ne yaziyim de sizinle paylaşayım di mi?

dalicim selam; süper fikir asgari geçinebileceğin tutarı bulmak. geleceğe dair hesaplarda aşarılı olmak çok önemli ve bi1 tespitine bayıldım. evet; "Şimdi sevdiğim bir işi yapıyorum Bir bardak çayı sıcak yudumlayamıyorsam 100 bardak çay parası kazanmanın bir anlamı yok." ben de aynı bunu düşünüyordum. şimdilik ben de sevdiğim işi yapıyorum, eskiden daha çok para kazanıyordum ama hiç zevk almadığım ve deli gibi çalıştığım bir işim vardı. İLk aşamayı başarıyla geçtim ben.ordan ayrıldım ve daha az parayla daha mutlu olduğum bir yere geçtim. Nirvanaya az kaldı :P

Toplu İğne dedi ki...

arızacım kesinlikle aynı fikirdeyim. küçük yerde ne harcayacaksın ki? büyük şehir para harcatıyor. bir kere ortama ayak uydurmak için, modaya uygun kılık kıyafet, hergün işe aynı şeylerle gidilmez, takımlar, pantalonlar, etekler, gömlekler, haftasonu eşofmanlar, pazar kahvaltlarına süslenip gitmeler, hergün benzinciye uğrayıp benzin almalar, arabanın kaskosu, evin hırsızlık sigortası..ayyy şiştim.... ben kesin kaçıcam

uçuşanlar; e okumuşsun hem de yorum bırakmışsın o 2 dakkada. valla helal olsun sana, bravo. her zaman o değerli iki dakikalarını beklerim. selamlar