Salı, Nisan 04, 2006

Sana Bir Çeyiz Tepesi Üzerinden Baktım Aziz İstanbul

Efendime söyliyim, bir İstanbul seyahati yaptık ki yorgunluktan dibim çıktı. Allahtan şansıma hava muhteşemdi. Aynı İzmir gibiydi, sıcacık, tam benlik. Cuma sabahtan ordaydık, benim önce işle ilgili bir görüşmem vardı, önce o işimi hallettik.
Sonra swisse gittik (ayıptır söölemesi benim düğünüm orda yapılacak), düğünün yapılacağı yeri gezdik, güzel bi yer, gerçi beygua gibi denize sıfır değil (bendenizin nişanını urla yolu üzerindeki güzelim Beygua’da yapmıştık. Gerçi bizim aile arasında bir nişan yemeği idi, denizin dibinde, palmiye ağaçları arasındaydı ve de İstanbul’a göre resmen bedavaydı- İzmir’imin gözünü seveyim), düğün yeri olan o güzelim otel bahçesi denizi de görmüyo, sanki orman içindesin, o kadar ağaçlık 1 bahçe ki anlatamam. Ordan oranın önerdiği ve seni mecburi yönlendirdiği (avanta mı alıyorlar ne? Şüpheleniyorum, herifi de gözüm tutmadı zaten) neyse, organizasyon firmalarına gittik, orda bir baktık hep ünlü kokoşların ve sonradan buldumcuk mankenlerin yapılmış organizasyonları, resimleri ve videoları var. Ebru Şallı, Özlem Yıldız, Demet Şener falan hepsiciğinin, bu firmalar organizasyonunu yapmışlar. Eh bi de “Toplu İğne”nin yapacaklar, boru değil. Karşılarında koskoca (!) bir değer – yani ben varım :)

Çok para istiyorlar. Yazık günah, ben olsam hayatta vermem o kadar parayı abuk sabuk detaylara ama nedek? Düğünü erkek tarafı yapar. Şimdi siz içinizden delinin zoruna bak, bulmuşta bunuyor diyorsunuzdur kesin. Masayı süslüyecekler, mum koyacaklar, nikah masasını süslüyecekler, 3-5 mum koyacaklar falan. Ama istedikleri dolarlı paraları duyunca “Oha” diyorum ve başka bir şey demiyorum. İstanbul çıldırmış olmalı.

Neyse ertesi gün de kayınvalidemle alışverişe çıktık, bol bol alışveriş yapalım diye, ama utanıyor insan, ben alışkın değilim ki bir şeyler beğenip aldırmaya. Bugüne kadar kendi paramı kazanmışım hep, her şeyimi kendim almışım, şunu beğendim, bunu alalım demek çok hem de çok zor.

Sonra eve geldik, kayınvalidem çıkarttı çeyizlik bohçalarını, görümcem, ben, kendisi gömüldük içine bohçaların, kadıncağız özenmiş oğlu için de bir sürü şey yaptırmış zamanında. Bir sürü nevresim, pike, yatak örtüsü, iğne oyası, dantel, fiskos takımı (fiskos denilen örtüler ne boka yararsa – afedersiniz bok dedim), dantel işlemeli sehpa takımları (hani en azı 40 çeşit oluyo ya tv.nin üstüne bile konmalı)… Seç, seçebilirsen, beğen beğenebilirsen.. Ay ne zor insanları kırmadan beğenmedim ya da tarzım değil demek, ne zor ben bunları kullanamam demek. Seçtik mecburen.

Evet arkadaşlar ben bu dantel olayına zaten çocukluktan beri takıkım. Nefret ederim. Annem ve anneannem zaten yıllardır her tür aforozuma karşı almakta inat edip beni çeşitli sinir hastalıklarından muzdarip bir psikopata dönüştürdükleri için, İstanbul seyahatim sırasında da çeyizime bir o kadar da eklenmiş bulundu. Sanırım önümüzdeki 20 sene İzmir ve Türkiye genelindeki tüm kermeslerde beni görürsünüz, ancak tüketirim. Ya da diyorum acaba bir e-şirket kurup bunları yurt dışına pazarlasam mı? Elimdekiler tükenince sizler de benim bu ticaretime gönüllü katkıda bulunursunuz; eminim sizlerde de benzer gömüler vardır tozlu çekmecelerde açılmadan ve kullanılmadan duran!

14 yorum:

Aslicin dedi ki...

Yine çok güldürdün beni iğneciğim.

Sonuçta iyi geçmiş ya. Çok sevindim.

Gönlünce bir düğün olsun.

Dantelleri benim gibi al sandığına,ilk ay ört,sonra kaldırırsın :)

Kimse de kırılmamış olur.

Dantel sevmeyenler derneği fahri üyesi aslı

gayri_ihtiyari dedi ki...

simdiden hayirli ugurlu olsun, gule gule kullan hepsini. kermese ben de katilabilir miyim? ehhe.. izmirde mi oturacaksin? if yes, nerede?

nenoni dedi ki...

sanırım herkesin içinde bi sürü dantel vs. olan bir çekmecesi var.kullanmazsın,kıyıp atamazsın da,artık ilerde senin de çoluk çocuğuna göstereceğin bir çekmecen olduu :))hayırlı uğurlu olsun..
selamlar..

zeya dedi ki...

bu dantel olayında ben en çok TV örtüsü kısmına takılıyorum. Hatta buzdolabı,çamaşır makinesi ve tüp gaz örtüsü görmüşlüğüm var.
Ayy imdaat.
Hatta bir keresinde rüyamda öyle dantelli bir evde kendimi görmüştüm korkarak uyanmıştım...
Kermes çok iyi fikir...
Düğününde herşey istediğin gibi olur inşallah
Sevgiler

DAMLA dedi ki...

Topluiğnecim, Aslı'ya aynen katılıyorum, tüm o dantelleri toplayıp ilk ay serip sonra da kaldırırsın canım. Böylelikle kimse de üzülmez!!.. Onlar da (yani iki anne de) özenip yaptırmışlar değil mi?...

Aslicin dedi ki...

Dur daha,senin başına neler gelecek.Dert evlenmek dert.:P

ŞAKA ŞAKA.

ŞARKININADINI SÖYLEMEYE KORKUYORUM GERÇEKTEN DÜĞÜNDE ÇALARSAN YA DİYE :)

Ahmed Ahmedov dan ama adını bilmiyorum.Biz kısaca Hottiri diyoruz.

Bbg den 05 Aslı

Toplu İğne dedi ki...

kız 05,
valla çalaam o hottori şarkısını, bu aralar hottirilerim üstümde çünkü. daha mutfak dolap içlerine örtülerim de yapılıuomuş pikocuda (piko her neyse?)

gayriyeciim, izmirde şuan mithatpaşa caddesi üzerinde arzı endam ediyorum ama evlenince yes; izmirde oturcam ve tekrar yes; bornova profösörler'deki apartman sitelerden birinde oturcam, merkeze uzak ama otopark ve güvenlik sorunu yok, o bakımdan avantajlı

nenonicim, değil çocuklarıma göstermek, ahiret gününe kadar göstermeye yetecek dantellerim var benim valla :) sağolasın güzel dileklerin için

Toplu İğne dedi ki...

zeyacım ben 1 de şeye ço sinir oluyorum, sanırım yaklaşık 5 sene önce ortaya çıkan ve masaya mutlaka burularak ya da ortadan döndürülerek konan kabarık örtüler var ya, aha işte onlardan da nefret ediyorum. Genelde 1 de tam ortasına hayvani bir vazo koyarlar (şu kervanda satılan cinslerden), vazo konduktan sonra döndüre döndüre çevirirler o örtütü, bi boka da benzemez.

damlacım benim, en onlara ilk ay ile dayanamam herhalde, düşünsene eşim dostum ev tebriğine gelecekler, ve enle kesin dalga geçecekler, hah haa haaa diyecekler, o kadar büyük konuştun, bak şimdi mecburen koydun diye. sanırım evi yerleştirirken koyar anneler, ben de balayı dönüşünde henüz kimseler gelmeden kaldırıcam onları

pino dedi ki...

:)))))
allahtan annem dantel örmeyi bilmez..kayınvalde de öyle..o nedenle çeyizimde sadece yakın akrabaların ördüğü bikaç parça bişey vardı..hiç sermedim..evin neresinde onu bile bilmiyorum..1-2 günlük serip kaldırma iyi fikir..
bu arada ben ortaokulda bi tanıdıkta fritöz danteli görmüştüm:) fritözünün üzerine örtüyordu:))

Toplu İğne dedi ki...

ilahi pino, sabah sabah nasıl güldürdün beni. Fritözün üstüne mi koymuş gerçekten? ben de ekmek konan tekneler vardır ya evlerde, böyle hani kapaklı, işte onun üstüne koyanını görmüştüm

Aslicin dedi ki...

İğneciğim,Blogcudaki tek eksiklik,diğer bloggerların link verememesi.Onun dışında pek rahat

Kokoloji kendini tanıma testleri içeren eğlenceli bir kitap

Mutlaka edin.

AyCicek dedi ki...

Bende nefret ederim dantelden..annem bana kızar, evin ofis gibi olacak derdi:)

Gönlünce bir düğün olsun..

Adsız dedi ki...

Bende bolbol dantel çeyizi olanlardanım. Evimde de bir tane örtü gmremezsin ortalarda. Annem darılmasın diye veremiyorumda öyle bavulda duruyor tepelerde biryerlerde sanırım. Aslında kullananlara bayılıyorum ama nedense ben kullanamıyorum işte.

Mümkün olduğunca sevmediğin az şey satınalmaya çalış. Zira biryerlere tıkıştırman gerekecek.

Gelinliğinde süpermiş. :)
Neşeli

Adsız dedi ki...

Ey bütün o dantelli çeyiz sandıklarına laf edenler!Daha ne istiyorsunuz Allahtan bilmem. Anneleriniz becerikliymiş ki,yapmış. Benimki ressam ve tek çeyiz hediyesi o anlaşılmaz resimleri olacak. Hem de, şu hani kafaların içinden gözler ve kulakların arasından kocaman eller çıkan ve adına "soyut temaşa" dedikleri korkunç türden olanlardan!Ben nihayet 32 yaşımla, çok yakında evleniyorum ve bütün eşyalarımı kendim aldım yetimler gibi. Hem de bizimkiler pek bir malmülk kıskancıdırlar. Vallahi, korkudan her yere nazarlıklar astım gözleri değecek diye. En kötüsü de 32 yaşında evlenince meraklı turşucu insanlar (buna herkes dahil çeyizlik dükkanındaki kikirik satıcı kızdan, apartmanın kapıcısına kadar) böyle müstehzi, sinir ve alaycı bir tebessümle seyreder dururlar sanki bir mok varmış gibi! Anlayacağınız, sizin o dantelli örtülerinizden benim hiç olmadı ve halama almalarını söylediğimde de bütün o entel feminist hallerini takınarak "Vallahi yeğenim kuruş işlemez. Biz bir tek takını takmaya geliriz." dedi ve bitirdi olayı. İşte bu yüzden, yorumlarınızı okuyunca içimi döküp saçmak istedim ve rahatladım. Üstelik te tesadüfen az önce o çeyizlik örtülere bakıyordum Google'den ve sizi eskaza yakaladım. Bütün kadınlar mutlu olsun buna örtüleri olanlar ve olmayanlar dahildir. Sevgiler. İmzasız bir Bridget Jones vakası