Perşembe, Mart 23, 2006

Sahibi ben değilim!

Şimdi aşağıda okuyacağınız yazıyı ben yazmadım, bir arkadaşım e-mail ile göndermiş. Yazarı anonim ama altına imzamı düşünmeden atarım. Bana nasıl tanıdık geldi anlatamam. Okurken şaşkına döndüm. Bir kadının tüm evreleri bu kadar güzel mi resmedilir! Okuyun siz de... Belki size de tanıdık birini hatırlatabilir. Bulun bakalım sizin kaçıncı evredesiniz!
Çalisan kadin olmak ….

Eskiden kadin olmak daha kolaydi. Kadinlar sadece evde olur, yemek yapar, çocuk bakardi.
Sadece esinin geliri düsükse kadin çalisirdi , çalisan kadina acinirdi. Kadin çalisiyorsa, evine bakamayacagi düsünülürdü, zaten kadin bekarken çalissa bile evlenince evinin kadini olurdu.
90 li yillara gelindiginde kadin sadece evde olmak istemedi, artik çalismak ekonomik olarak özgürlesmek istiyordu. Bütün kadinlar once üniversite okumaya ,sonra çalismaya basladi. Bu kadinin hosuna gitmisti çalisiyor, istedigi gibi harciyor, geziyordu. Artik çalisan kadin evli olmak degil bekar olup gününü gün etmek istiyordu. Yasasin özgürlük… Çalisan kadin artik iskolik olmustu, çalisiyor ve yüksekliyordu, zirveye ulasmisti. Birçok sirkette once orta kademe, sonra üst kademe yöneticiler kadin oldu. Fakat doksanlarin sonuna gelindiginde sirketler yalniz ve iskolik 30 lu yaslarinda kadinlarla doluydu.. Bu çalisan kadina yetmedi, çitayi biraz daha yükseltti. Artik evli ve basarili çalisan kadin olmaliydi.
Çalisan kadin etrafina bakindi, basarili, parali adaylar gözden geçirildi, adaylardan kel, sisman ve kisa olanlar hemen elendi, ince ruhlu, saraptan anlayan,14 Subatda müthis süprizler yapan, kimsenin bilmedigi yerlerde basbasa tatillere götüren, yasamayi seven ve bol bol espiri yapanlar hemen kapisildi.
Yurt disindan tasarimci gelinlikleri getirtildi, otellerde muhtesem dügünler yapilip, Maldivler'e ya da Bali'ye balayina gidildi.
Balayindan sonra çalisan kadin hizla is basi yapti artik, gündüz toplantidan toplantiya kostururken ,artik aksam yemegini de düsünmeye baslamisti. Aksam ne yenmeli, nereye gidilmeli, esinin gömlekleri, pantolanlari ütülü mü, kiyafetleri kuru temizlemeciye gitti mi geldi mi, marketten alinacaklarin listesini çikar, is çikisi git al, eve gel, hizlica aksam yemegini hazirla….
Çalisan kadin artik mutluydu, gece yatagi sicacikti, üzülünce derdini paylasan, hastalaninca ona bakan, aglayinca destek olacak bir omuza, göz yaslarini silecek sevkatli ellere sahipti. 15 saat kosturmak ona viz geliyordu.
Etraf bu sekilde kosusturan ev ve is arasi çift vardiya çalisan kadinla doluydu. Zaman geçiyordu. Çalisan kadin 35 ine yaklasiyordu, biyolojik saati "be –bek, be- bek" diye uyari vermeye basladi.. Evet çalisan kadin hemen çiglik atmaya basladi "kariyer de yaparim bebek de" ..
Çalisan kadinlar hemen sosyetik kadin dogumcularin randevularini doldurdular.
Çalisan kadinlar ajandalarina ve islerinin temposuna uygun zamani seçip hemen mikroenjeksiyonla bebek yapmaya basladi. Kimi tek, kimi ikiz ,kimi üçüz istedi.
1-2 ay sonra güzel haberler sirayla gelmeye basladi, çalisan kadinlar hamileydi.
Ama çalisan kadin hem hamile, hem güzel olmak istedi, hemen diyetisyenlere kosulup, özel hamile diyetleri alindi, bol bol kivi yenmeye baslandi. Eskisi gibi tatli, börek aserilmiyordu, karpuz, kivi ve mango isteniyordu gecenin bir yarisi eslerden. Çalisan kadin çocugunu eski usul büyütmeyecekti, hemen onlarca hamilelik, bebek büyütme kitaplari alindi, bir çok internet sitesine üye olundu. Yoga ve anne–baba kurslarina yazildi. Çalisan kadin artik gün gün takip ediyordu bebegini. Bugün 43.gün bebegim üzüm tanesi gibi, 59.gün parmaklari olustu, 89.gün bu gün ilk defa hiçkirdi. 210.günden sonra artik bebegin matematik zekasinin artmasi için Mozart dinletilecek.Sonunda mutlu gün geldi çalisan kadin artik anneydi ,3-4 aylik izinden sonra çalisan kadin öldürücü diyetlerle zayiflayarak incecik bir sekilde is basi yapmisti. Artik basarili bir yönetici, iyi bir es ve anne olarak 24 saat çalisiyordu. Bebek büyüdükçe, sosyallesmesi için çalisan kadin cumartesilerini çocuguna ayirdi, artik tüm anneler topluca etkinliklere katilmaya basladilar, yas günü partileri, tiyatrolar, piyano dersleri, basketbol, tenis ve yüzme kurslarinin biri bitiyor, biri basliyordu.
Çalisan kadina bu da yetmedi artik herkes çalisiyor, iyi bir es ve annelik yapiyordu, çalisan kadin çitayi birkez daha yükseltti.
O artik evinde katkisiz, saglikli ekmekler, kahvalti için ev yapimi reçel yapmali, organik gidalarla, vitamini bol sebze yemekleri hazirlamali, çocuguna ve esine özel günlerde ev yapimi pastalar yapabilmeli, bu pastalari çok güzel süsleyebilmeliydi.
Evet bütün çalisan kadinlar yemek yapma kurslarina kosmaya basladilar, evlerine ekmek yapma makinalari aldilar. Simdi çalisan kadinlar toplanti aralarinda bir birlerine ekmek tarifleri vermeye basladilar, dün nefis bir çavdarli ekmek yaptim, istersen tarifini vereyim. Ben de hafta sonu harika bir pasta yaptim. evdekiler bayildi. Bir aksam gelin de size de yapayim.
Bakalim Çalisan kadin bundan sonra çitasini nereye yükseltecek ????
Bu süreç içerisinde çalisan erkek ise çitasini hiç yükseltmedi. 80 lerde, 90 larda ve 2000 lerde hep ayni kaldi…..

9 yorum:

Alper Akcan dedi ki...

Etrafımdaki kadınlardan kareleri hatırladım. 1e1 aynı. Günümüz erkeğini de anlatmak lazım bu formatta ama ben yazıma bunu yazan kadar güvenemediğimden kalkışmayacağım. Umarım birisi güzel bir şekilde dile getirir. Bir paragraf daha eklenecek olsa belki şöyle yazılırdı "Artık günümüz kadını, bu gelişimini paylaşmak istiyordu. Üstelik sadece tanıdıkları ile değil, tanımadığı ve hiç görmedikleri ile de... Bunun için kendi blogunu açtı, http://topluigne.blogspot.com Eskiden sadece kocasının oyuncağı olarak düşündüğü, sadece zaman tüketen bir alet olarak gördüğü bilgisayarı da öğrenmek zorundaydı ama ne olurdu ki? Bu kadarını yapan bir kadına bilgisayar öğrenmek vız gelirdi ve geldi de :). Şimdi her gece, çocuğuna hikaye okuduktan sonra, yarım saat blogunu güncelliyordu..."

Aslicin dedi ki...

Çok doğru.

Bir ara ben de mükemmel olmaya çalışıyordum ,itiraf edeyim.Ama artık bunu istemiyorum.

Evet çalışıyorum,evimle ilgileniyorum,anneyim ,sosyal olmaya ve kendimi geliştirmeye çalışıyorum ve blog yazıyorum.

Ama biliyorum ki,herşeyi mükemmel yapmaya çalışmak,kendini paralamaktır.Ve paralanmış bir kadın ne mutlu olur,ne mutlu eder.

Önceliğim sevdiklerim.

Hepsi bu.

zeya dedi ki...

çok tanıdık geldi bana
biraz da korkuttu.
Ben şimdi yakında evlenecek çalışan kadın çıtasındayım
ev koca ve çocuk bir de iş işin içine girince o çıtayı ne yaparım hiç bilmiyorum.
Eski kadınların işi daha mı kolaydı acaba?

Aa! Deli mi ne? dedi ki...

Topluiğne beni yazı konusu yaptığın için teşekkür ederim.Ehi ehi ehi ehi....
Şaka bi yana bazı bölümlerinde kendimi buldum ama asla o kadar hırslı olmadım,hayatın her aşaması için(doğum,bebek dersleri vs.)popüler,moda akımlar peşinde olmadım,özenmedim.
Tatminsiz evlatlar yetiştirmemek için,olmayanın kıymetini bilen,olanla yetinen evlatlar yetiştirmek için her istediklerini alıp bazen de"yok,hayır,daha sonra,bakarız"cümleleri kurdum.
Herşeye yetişen bir biyoniğim evet ama hayatı ıskalamamaya,birdaha küçülemeyecek olan çocuklarımın tadını çıkartarak yaşamaya,bu arada kendimi hiç ihmal etmeden yaşamaya çalışıyorum.
Çocukta yapıyor,kariyer de,masaldan sonra blog güncellemek de:)))))

DAMLA dedi ki...

Bu yazıyı dün bi arkadaşım bana göndermişti, ben en çok son cümleye takıldım biliyormusun. Yazının diğer bölümleri her kadına üç aşağı beş yukarı uyuyor ama son cümle var ya cuk diye oturmuş!!!...

Toplu İğne dedi ki...

Alpercim, çok haklısın sanırım çalışan kadının son evresi galiba "blogçuluk". :) Bakalım daha ne uğraşlarımız olacak, kadınlara durmak yok ancak erkekler sanırım binlerce yıl öncesinden bu yana hala aynı: Çalışan, yemeğini yiyen, fiziksel ihtiyaçlarını karşılayan,uyuyan :))
Ama gözlemlerin mükemmel doğrusu. Erkeklere dair bir araştırmanı bekliyorum.

aslıcım ve biyonikcim; ben de sizin gibi bir anne olmak istiyorum, şuan gözlemlediğimiz prototip anne olmak istemiyorum. Ne mutlu size, güzel örneklersiniz ikiniz de.
Zeyacım, seninle şuan aynı paraleldeyiz. Ben de dumurdayım, kendimin kaçıncı evrede olduğunu buldum ve geleceğimi gördüm; sanırım biran evvel önlem almamız lazım

Damlacım, kesinlikle katılıyorum, son cümle "CUK" oturmuş. Ama bazen soruyorum kendime neden hep çıtayı yükseltmesi gereken "Kadınlar" diye...

pino dedi ki...

topluiğnecim ben evrimimi tamamlamışa benziyorum:)) ama bende iş hırsı çok yok sadece sevdiğim işi yapma hırsı var..ama bu sevdiğim iş sonuç olarak ne kariyer ne de para getiriyor:)))
çok sevgilerimle...

Alper Akcan dedi ki...

Ama çok fazla da feminist olmayalım değil mi? "Erkekler gelişimini 1000lerce yıl önce tamamlamış" görüşüne katılamıyorum malesef :) O kadar da kötü değil, dimi? Sonuçta, sizin gelişimizin bir parçası evlenmek ise, bu durumda gelişiminize yardımcı olan kişi de bir erkek :) Biraz daha farklı gelişim çizdiğimiz doğrudur, ama gelişim hiç bitmez ki. Bak mesela ben geöen hafta 30uma girdim, hemen Motorsiklet ehliyetine başvurdum, eğitimlerimi aldım :)

HanımHanımcık dedi ki...

merhabaaa...

blogunuza uğradım...bizimle çalışmak isterseniz bekleriz...

http://hanimhanimcik.blogspot.com/

iyi çalışmalar diliyorum...

ORİFLAME KOZMETİK GÜZELLİK DANIŞMANI