Perşembe, Ekim 20, 2005

Nerden çıktı bu Blog?

Hayatta en çok sevdiğim şeylerden biri yazı yazmaktır. İlkokuldan beri de aynı sevdam devam etmektedir. Yok öyle hemen burun kıvırmayın, vallahi öyle Nobel ödülü almak gibi bir sevdam yok ya da büyük bir gazetede köşem olsun; o köşede anamı-babamı, dostu-düşmanı, kim bana beleş tatil ayarladı, kime yemeğe gittim gibi otu-boku, evcil hayvanımın dökülen tüylerini, içimin sızısını, kalbimin yarasını anlatayım gibi de bir derdim yok... Ben sadece yazmak isterdim, sonra iki dostum bana hararetle yeni bir yöntem bulduklarından sözettiler, önce şaştım, sonra baktım ve şimdi.. Evet şimdi de karşınızdayım... "Uygulayarak öğren" yöntemiyle bu sayfayı hazırlayacağım... Sürç-ü lisan edersem affola. Evet bu Blog iyi ki çıktı, benim de artık bırakın bir köşeyi, koskoca bir sayfam hatta sitem oldu.. İyi ki çıktın, iyi ki çıkarttılar seni karşıma...

7 yorum:

Nefin dedi ki...

aman da amannnn, kimleri görüyorum efenimmm...
çıstak çıstak....
ooşgeldiniiiiiz efenim, sefalar getirdinizzzz.
sizleri aramızda görmek güsel...
yazılarınızı büyük bir heyecanla bekliyorum.
imza: bir dost

Nefin dedi ki...

sen kusur kalsan şaşardım zati...

Aslı'nın Yeri dedi ki...

Hoşgeldiiiin kotorogum, arkadaşım, iyiki geldin. Senin yazıların herzaman bende hayranlık uyandırmıştır. Paylaşımlarını heyecanla bekliyorum. Görüşmek üzere, sevgiler..

hatus dedi ki...

Sevgili arkadaşım,
Blogun hayırlı olsun.Aramıza hoşgeldin. Ençok neye sevindim biliyor musun,senin sivri esprilerini takip edebileceğim aynı zamanda..
İşte ilk sobelenmen, en son ayrıldığın şirketteki yakın arkadaşlarını ve amirlerini anlatabilir misin, nasıldı ilişkiler..
Görüşmek üzere, sevgiler arkadaşım..

Toplu İğne dedi ki...

ah nefincim ne kadar da haklısın, zaten duyduğum da "eee ben?" demiştim... tabi ki kusur kalmiyim, biliyorsunuz ki içimde bir cevher var o cevheri çıkartmam lazım. Belki keşfederler beni :)

Toplu İğne dedi ki...

sevgili hatuş,
en son ayrıldığım şirketteki arkadaşlarımı sormuşsun: Valla hepsinin en büyük ortak özelliği Kotorok olmalarıydı. Her an heryerde yemek yiyebiliyor ve de yemeği düşünebiliyorlardı.aah aaah..inanmayan baksın nefin'in linklerine... Emine S. Beder çatlıycak kıskançlıktan. Onun dışında onlara eski dost demiyorum, onlar benim ilelebet dostum olacaklar.(Tabi kalmak isterlerse). Hepinizi çok seviyorum kotoroklar. Hayat bizi nerelere sürüklerse sürüklesin hep görüşebilmek dileğiyle

Nefin dedi ki...

aloooo, hem cahilsin, hem de yalancısın yani.
bir kere; sobelendiğin zaman, burada vermiycen cevapları, ana sayfanda post edecen, seni cahil seni, bu biirrr...
bir ikincisi, kim yemek düşünüyo, kim kotorok biliyoz biz, yok reyhanın limonlu cheesecake' i güzel, yok brawo' nun bilmemnesi güzel, yok reci's' in parfesi harika, biz hep senden öğrendik yani...
yalançıııı.
bir üçüncüsü, sen de bizim ilelebet dostumuz kalacaksın, ayrılsak da beraberiz biliyosun...
we are the wooooorld
we are the childreeeeeen....