Cuma, Haziran 02, 2006

Göreceksiniz, ben ilerde çok meşhur biri olucam ve "Star is born” filminin ucuz versiyonu

Tabi ki bu benim en büyük hayalimdi ergenken (gerçi hala birazcık var, keşfedilememişliğin getirdiği bir hayalkırıklığı)… Olamadım işte, abuk ve bir o kadar da sabuk insanlar hakketmediği yerlerde ün ve parayı götürürken, cahil cesaretinin esamesi görülmeyen bendeniz, halen çocukluk hayallerime bakar bakar hayıflanırım.

Benim ilkokul ve ortaokul yıllarımda hayali bir kahramanım vardı. O aslında bendim. Yani ben aslında çok meşhuuur bir stardım da çevremdekiler bunu bilmiyordu :). Bir kere yabancı bir yıldızdım. Öyle popstar, superstar falan değil, her müzik olayında ben vardım, tüm MTV, Grammy, Emmy ödüllerini toplardım, Madonna da ezeli tek rakibimdi :) (ay ne salakmışım, şimdi bunu yazarken bile ağzımda faraş kadar kocaman bir gülümseme oluştu, bi de siz okurken ne hale girmişinizdir beni kafanızda, o vakur halde düşleyince). Benim farklı bir ismim de vardı. Tabii ki inkilisce. Benim adım J.W idi. Tam yazmayayım adımı sonra gülmekten donunuza işersiniz. Dediğim gibi Madonna tek rakibim ya, hep onunla sektörde yarışır ve onun istemediği rolleri ben kapar sonra çektiğim filmler hep liste başı olur, dünya bana tapardı (vay anasını; Lopez gibi karıymışım işte). O dönemde Madonna’nın söylemediği her güzel şarkı sanki J.W tarafından söylenir ve ben gerek karaoke gerekse de playback modunda elimde müzik setinin kel mikrofonu ile ayna karşısında konser verirdim. Annemin makyaj malzemeleri ve topuklu terliklerini az mı telef etmiştim…

Bilirsiniz ki her ünlü kadının bir de ünlü bir sevgilisi olmalıydı. Her hayran olduğum ünlü de benim (yani J.W’nin) sevgilisi oluyordu. Duran Duranın gitaristi John Taylor’un az kahrını çekmemiştim mesela. İçer, sarhoş olur, konserde karılar saldırır, akşam konser sonrası partilerde hayranlar don ve sütyenlerini buna fırlatırlar falan, ah çok çekmiştim ondan. Sonra blue jean dergisi ve gazete manşetlerinde beni aldattığı yazıyordu. Rene Simonssen adlı Danimarkalı kaltak mankenle birlikte yaşamaya başladığını duyunca her gururlu kadın gibi öncelikle menecerimle medyanın karşısına çıkmış ve başım dik bir şekilde sorularına cevap vermiştim. Sonra ingiltereden çıkıp amerikaya yerleşmenin kariyerim açısından daha iyi olduğuna karar veriyor ve aşk acısını amerikada unutuyorum. Hem hollywooddan da teklif vardı. John’u unutmam için bu gerekliydi tabi. Şans bu ya, o dönemde amerikada ilk 45’likleriyle fırtınalar kopartan bon Jovi grubunun altın plak davetine katıldı J.W. ve orda Jon Bon jovi ile tanıştı. Nasıl mutluydum anlatamam :P (ne manyağım anlıyorsunuz değil mi?). Ah o tarla cadısı saçlarına, o gülüşüne, o deri pantalonlarına ayılmıştım ama her ikimizde basına duyurmadan bu aşkı yaşamalıydık. Sonradan herşey çok güzelken bon jovi ipnesi kendi çocukluk arkadaşı Dorethea adındaki köylü güzeliyle evlendi ve J.W uzun bir süre kendine gelemedi, bunalımdaydı, kendisini diyet kolaya ve ana yurdu Türkiye’ye vurdu, evet şaşırmadınız, J.W.’nin babası bir İngiliz, anası da türktü!!!! (nasıl da hayalim genişmiş yaa. Tam bi psikopat!). Hem türkiye’de tanınmadan dolaşmak ve geçmişi unutmak ona iyi gelecekti. Ta ki hawai-amerikalı, adı sanı yeni yeni duyulan bir aktörün başrolünü oynadığı ve freni olmayan bir yolcu otobüsünün 80 km hızı aştığında havaya uçma tehlikesi olan filmde kadın başrol oyuncusu olarak istendiğinde; bunun hayatında yeni tur olduğunu anladı J.W! :) kendisine teklif edilen rol, bu filmde otobüsü kullanacak olan ve esas oğlanı götürecek olan esmer bombalık-kısacası esas kız’lıktı. (dedim ya size, madonna dışında her koyu renk saçlı ve güzel sesli, güzel yüzlü sanatçı; J.W. idi benim hayalimde- fazla sorgulamayın). Kabul etmiştim ben de teklifi, çekimler başladı, adının sonradan mükremin olduğunu (pardon- feriştahla karıştırdım olayı) adının sonradan keanu olduğunu öğrendiğim hawai kırması yakışıklıyla pek sıkı fıkı olduk, jon’un (bon jovi olan) bir bebesi olduğunu öğrenince ona inat keanu ile çıkmaya başladık. Artık basının son gözde çifti bizdik. Sonra keanu sıyırdı kafayı budha’yı oynıycam, o yüzden kaderimle yüzleşmem için izin ver, nepale gidip orda 2 yıl keşiş olucam dedi ve gitti. Matrix için döndüğünde ben çoktaaaaan kendimi U2 bono’nun kollarına atmıştım bile:))

Ay bu hayal hikayem burada bitmez arkadaşlar. Belki içinizde benim gibi “kırıklar” vardır hayal dünyası çocukken bu kadar geniş olan? Neyse eğer sevdiyseniz, size bir başka yazımda J.W’nin diğer maceralarını da anlatırım…

20 yorum:

buhranabi dedi ki...

hikaye çok güzel diğer maceralarını beklyoruz :)

bende dansöz olmayı hayal ederdim :P (oynamayı hiç beceremediğim için bilinç altı yaptım sanırım )

Aslicin dedi ki...

Sen benden de çatlaksın kızım

Valla.

Allah akıl fikir versin bize, eş dosta da sabır.

Benim de rakibim Madonnaydı, ne alıp veremediğimiz varsa kadınla.

Ben yazmıştım hayalimi okumuşsundur okumadıysan ki yorumun yok okumamış olabilirsin işte şurada

Toplu İğne dedi ki...

tedarik mucizecim, dansözlük de güzel bi hayal yav. pullu,şakır şukur sallanan taşlar,işlemeler, sütyenler, kıvrak müzik süper. gerçi büyük oynamalıydın hayallerde. aha bak ben salaaına, süper star, tek rakibim madonna...:))

aslım, valla yazını şimdi okudum hatırladım demek ki yorum bırakmamışım, anacım senin yazı hızına hiçbir logger yetişemez valla. maşallah anacım, bu madonna denen kadını kendimize rakip olarak aldıysak demek ki çocukluğumuzda fevkaladenin fevkinde bir narsistliğimiz varmış. kadın da bilse, afedersin k.ç.yla gülerdi bize.

Aslicin dedi ki...

Hahahaaaaa
Küçükken mi varmış narsistliğimiz?
Şimdi yok yani.
Ayol neyimiz eksik Madonnadan :P

BGM dedi ki...

topluigne ortak okudugumuz siteler sayesinde senin siteni kesfettim az once.. Yorumlarinda komik ama burada yazdiklarin muhtesem..

Hayallerine yakın benim de hayallerim vardi eskiden.. ben de Madonna zannederdim kendimi.. Desene ezeli rakipmişiz.. :D

Sevgiler,
Begum

gayri_ihtiyari dedi ki...

Sen benim miniminnacık cağnım ayaklarıma kazulet dedin ya, ben de merak etmicem senin diger maceranı :(

Aa! Deli mi ne? dedi ki...

Kız topluuuuu,
kız iğneeeee,
bizim mutlaka tanışmamız şart oldu anacım,lan niyesi varmı olum,ben de hem küçüklüümden berri hemide eşşekk kadar kadın oldum hâlââ keşfedilmeyi bekliyom lann,var mı böyle bi salaklıkk.

Hani ünlü manken,artizleri bööle marketlerde,plajlarda,sokakta yürürken falan keşfetmişler ya,hep hikayelerini okuruz degilerden,benim tümm gençkızlığım marketlerde,plajda,sokakta,oya aydoğan-banu alkan kıvamında yürüyüp,çevremde menecer tipli kalantor bi adam varmı beni takip eden diye bakınmakla geçti lann.Bu kadar olur yanii,

Örövizyonda söyliyeceğim bi şarkı bile hazır yıllardırr yemin ediyomki bee,buluştuğumuzda söylerim bak sana,dansıylan hemide.

Futbolcu Metin aşkımdı benim,ablam feyyaza,kuzenim Ali'ye.Ben metinciimle antremanlara gidiyoom,oda bana bakmaktan dağrudürüst çalışamıyoo,teknik hoca kızıyoo,metin bana göz kırpıyoo,mekik çeerken ben ayak ucuna oturuyom kıçı yerden kalkmasın diye,metinim de her mekikte doğrulunca dudaklarımdan öpüyooo,vee maç günü metinim gol atıyoo,tribüne gelip "bu senin için aşkım"diye bağırıyoo,formasını kaldırıyookiii oda nesi aman allahımmm""biyo benimle evlenir misin?"yazılı bi tişört çıkıyo içinden,"evlen benimle Biyoo,evlen,sana aşığımm"diye baarıyooo,tüm tribün "yengemizz biyooo,yengemizz biyoo"diye inletiyoo ortalığıı.

Ahh ulan topluiğnemm,bak unuttuğum salaklıklarımı yeniden hatırlattın ya bana,puu allahın cezası seni.

Ve eğer benim gençkızlığımda şu T.V deki star keşfetme yarışmalarından olsaydı ben şimdi kesin bi bok olmuştum lan valla bak,annem dua eder "amann iyiki biyo evlendide bu yarışmalar hortladı,yoksa her ildeki elemelerden toplardık bu deliyi"diye.

ulan senin yüzünden uçağı kaçırcam zilli,ne uçağımı ,gelsene lan,okusana beni hıyar,hadi gidem ben,fön çektiremm.

Peggy dedi ki...

Hmm, demek ki o hain rakip sendin T.I, cunki ben Madonnaydim :) Valla,hayalgucum ya seninki kadar genis degildi, ya da tembellik edip ben dogrudan Madonna olmayi secmistim :) Basucumda 'TrueBlue' kasedi, saclar tuhaf tokalarla dolu, Madonnavari hareketlerle , evde dansetmece :)Galiba ben sadece bizim evin Madonnasiydim :P oyle birak yurtdisi, Turkiye ye bile acilmamistim :)Gerci artik Madonna degilim, ama kadin hala kahraminim yani, su yasta o vucud, o enerji ne diyeyim, ben yine Madonna olayim!

Deadora dedi ki...

hepinizin ki mantikli yine dansöz sarkici.. ben cadi oldugumu sanirdim, büyücü.. hemde ne büyüler yapardim ne büyüler..
hala bazen büyücü oldugumu düsünmüyor degilim :p

Toplu İğne dedi ki...

begümcüm hoşgeldin, yazılarımı ve abuk hayallerimi beğendiğine çok sevindim. hep beklerim. demek o madonna bozuntusu sendin ha? az ayağımı kaydırmaya çalışmadın sen benim? Neyse artık evlenip 2 çocuk sahibi oldun, ingilterelerde yaşıyon, ama bak ben daha evlenemedim bile. yani şu an 1-0 malubum madonnaya pardon sana karşı :)

gayriyem, benim güzel ayaklı gardaşım, anacım sen ayaklarını fazla yakın girmişsin kadraja da o yüzden miniminnacık japon ayakların bana hafiften (azıcık) kazuletimsi geldi, o kadder!

Toplu İğne dedi ki...

ulen biyonik, metin salaaagına ben de hastaydım, hatta o gerzekle foto çektirmek için kaç kez dersaneyi asıp efes otelinin lobisine şey karılar gibi gidip eklemiştim. hem ben J.W olarak Türkiyeye geldiğimde metinle tanışıp haftasonu gaztesine kapaak olmuştuk nabeeerr? onların kaldıkları otelde ben de kalmışmış, orda tanışmışmış,o ipne de sonra şevval sam ile evlenmişti beni bırakıp. ama ahım tuttu boşandılar işte

kız peggy, aman içinizde de amma çok madonna varmış haaa. bakın bana kolaysa siz de benim gibi atmasyon bir rakip star yaratın. hepiniz birer madonna! ne bu yaw? neyse genede 1-0 mağlubum sana maddy'cim. hiç değilse evlendin, çoluk çocuğa karıştın, bende daha tık yok. sanat aleminde pek hoş bakmıyolar çocuk çömbeleğe anacım:)

Adsız dedi ki...

Sen çok savaş veriyorsun bu konuya ya , seni hatırladığımdan buraya aktarıyorum.

*TÜRK ALİ BEY*

*Vatandaş "Türk ALİ" ALİ Bey, sabah saat 7.00'de Casio masa saatinin
alarmıyla gözlerini açtı. Puffy yorganını kaldırdı. Hugo Boss pijamalarını
çıkarıp Adidas terliklerini giydi.
WC'ye uğradıktan sonra banyoya geçti. Clear şampuan ve Protex sabunuyla
duşunu aldı. Colgate ile dişlerini fırçaladı.
Rowenta ile saçlarını kuruttu. Bill's gömleğini ve Pierre Cardin takımını
giydi.
Lipton çayını içti. Sony televizyonda medya özetlerini ve flashhaberleri
izledi.
Citizen kol saatine baktı. Aile fertlerine 'çav' deyip Hyundai otomobiline
bindi. Blaupunkt radyosunu açarak, rock müziği buldu.
Ağzına bir Polo şeker attı . Şehrin göbeğindeki Mega Center'daki ofisine
varınca, Casper bilgisayarını calıştırdı. Microsoft Excel'e girdi.
Ofisboy'dan Nescafe'sini istedi.
Saat 10.00'a doğru açlığını yatıştırmak için Grissini yedi. Öğlen Wimpy's
Fast Food kafeterya ya gitti. Ayak üstü, Coca Cola ve hamburgeri mideye
indirdi.
Camel sigarasını yakıp Star gazetesini karıştırdı. Akşam-üzeri iş çıkışı
Image Bar'a ugrayıp JB'sini yudumladı, sonra köşedeki Shopping Center'a
uğradı. Eşinin sipariş ettiği Persil Supra deterjan, Ace çamaşır suyu,
Palmolive şampuan, Gala tuvalet kağıdı , Sprite gazoz ve Johnson kolonyayı
alarak kasaya yanaştı.
Bonus kartıyla faturayı ödedi. Hafta sonu eşi Münevver'le Galleria 'ya
giden ALİ Bey, Showroom'lar dolaşıp Kinetix ayakkabı, Lee Cooper blue
jean satın aldı.
Akşam evde bir gazetenin verdiği TV Guide'a göz atan ALİ Bey,kanallar
arasında zapping yaparak, First Class, Top Secret, Paparazzi gibi
programlar izledi.
Aynı anda Outdoor dergisini karıştırdı.
Saat 22.00'ye doğru Show' da Türk dili üzerine panel başladı. Uykusu gelen
ALİ Bey, televizyonu kapatıp yatak odasına geçerken, kendini mutlu
hissetti.
"Ne mutlu Türk'üm diyene!" diye gerindi ve uyudu.*

*Hala da uyuyor.....*

Adsız dedi ki...

Ya o yukarıdaki benim, nooldu anlamadım.

Hala adımı kaydedemiyorum

Ben Aslı

cadı dedi ki...

Ay çok güldüm, ama alttaki yazıya daha çok güldüm:))

zeya dedi ki...

Ben ot gibi mi büyüdüm acaba yazını okuduğumdan beri düşünüyorum da kendimi kimse zannetmemişim. Yol yakınken doğru yolu bulsam 30'umda kendimi biri zannetsem mi? Ben bunu bir düşüneyim.
Hayalgüçsüz Zeya

Bunalgül dedi ki...

ne komik bir yazidir bu...insan hem bir solukta okuyor, hem de yahu mutlaka ben de bir yorum yazmaliyim diyerekten kendi genclik hayallerini sorgulatiyor..cogunlugun aksine Madonnayla ilgili hayalim olmadi hic..benim hayalimde Tanita Tikaram olmak vardi..ismindeki kafiyeye mi vuruldum bilmiyom ama hep o oldugumu hayal ederdim..ne sönük bi tipmisim..

crystalsdreams dedi ki...

J.W nin açılımını meraktan çatlicam:)
nolur açıkla iğnecimm toplucum nolurrr ..neler uydurdum kafamdan yaa:)

ayrıca...biyonik ve sana özel mesaaac : METİN benimm..dokunanı silerim:)

blacklebron dedi ki...

hakketen ya herşeyi anladım da J.W nedir hocam (: ?

Toplu İğne dedi ki...

aslıcım yazıya bayıldım, evet haklısın tam benlik bir yazı:))

cadıcım, selamlar, hoşgeldin, hayallerim komiktir benim, J.W.nin ne hikayeleri var daha bende...

zeyacım sen 30dan sonra boşver kurma hayal falan, buna benzer. çocukken gülüyoz da salaklıklarımıza, maşallah kazık kadar olunca deli derler adama. sen baya edepli, terbiyeli ve mantıklı bi çocukluk geçirmişsin demek. ben manyak mıydım neydim, bilemedim :)

Toplu İğne dedi ki...

bunalgülcüm, ay ne güzel ismin var senin öyle? bayıldım :)) tanita tikaram ha? ben onu küçükken türk ve de erkek sanmıştım, ne suratsız biriydi o öyle? 1 tane şarkısını bilirim, başka da çıkmamıştır herhalde o kadının bir şarkısı. kızım bi de çirkin bişiydi o. insan daha güzel biriyle özdeşleştirir kendini :))

kristalim, J.W.nin açılımını ölürüm de söylemem, çok komik bir isim çünkü. kızım imzam bile vardı J.W. olarak. manyaklığın daniskası bu.

23 cebron (doğru mu yazdım?) hoşgeldin... valla söylemem; komik çünkü. ergenlik dönemimin en gerzek olunan yıllarında kendime uygun görmüşüm o ismi, şimdi de bırakın beni J.W olarak bilin :))