Salı, Şubat 21, 2006

Özüme döndüm

Eveeet, bu kadar yemek olayı beni aşar arkadaşlar.
Bugün itibariyle özüme dönüyor ve iğneleri batırmaya devam ediyorum.
Geçtiğimiz Cumartesi pasta-börek canavarlarını kapıdan yolladıktan sonra bendeniz çeşmede bir otele doğru bacadan yola koyuldum. Ben kendisine otel desem de otel nedense bu saptamayı üstüne almayıp ısrarla “spa” olarak anılmak istiyor (bu spa adına da sinir oluyorum. Açılımı ne olabilir ki? Bizim atalarımızdan bildiğimiz hamam ve tellakın -ki kibarcası masöz oluyo- bulunduğu, ekstradan bol çamurlu k.ç kadar pis bir havuzun olduğu, hamamın içine fıskıyeli bir havuzun oturtulup içine nedense iki-üç çiçek yaprağı attırdın mı al sana spa işte!). Herneyse geç kalmış sevgililer günü programına gittik. Tabi biz izmirliler için bazı olaylar (hadi konseptler diyim de artizzler gibi konuşmuş olayım) halen basite indirgenerek anlaşılmaktadır. Otelin ilanı sevgililer günü kaçamağı diye çıkmış ama güzelim hemşehrilerim otele çoktan yerleşmişler de sanki 23 nisan bayramını kutluyoruz. Amanin, sağım solum çocuk. E hani bu haftasonu tüm sevgililer gelcekti buraya? Ay bi de otel her bi yere kalp şeklinde kırmızı balonlar serpiştirmiş, çocuklar da çat-pat patlatıp duruyorlar, ortalık duman. Sıfır romantizm olayı.
Bugünkü takıntım düğün-dernek, balo, nişan, kına gecesi hiç farketmez dans pistinde salak salak dans eden çocuklar:)
Akşam yemeği de ayrı bir komediydi. Cansu Cancan misali bir üvertür kadın çıkmış sahneye çığlık çığlığa şarkı söylüyor. Belli, yıkılmış bir kadın, hayli çirkin, hayli geçkin ağlamaklı... (Timur Selçuk’tan çaldım bu sözleri, konuya da çok uydu-napiyim?)
Hadi dedik, bırakalım bu akşamlık söylesin, biz de gülelim bari, dans edenleri seyredelim.
Ne mümkün!
Bakın, ister yazlık sitelerin diskosunda olun, ister bir yakınınızın düğününde, nişanında olun, ister ailelerin de katılabileceği bir şirket yıldönümü kutlamasında; hiç farketmez; eğer müzik varsa piste bakın. Pistte büyükten çok çocuk göreceksiniz. Hadi bir de bu çocuklar müzikle ahenkle dans etseler, can kurban amma velakin kollarını iki yana açmış mevlevi gibi olduğu yerde dönen ve muhtemelen tepe sersemi olup yere kapaklanan çok çocuk gördüm ben. Yani çoccum, seni kim ne yapsın?, bak seni seyretmiyo kimse, bu gerçeği kabullen ve bırak büyükler dans etsin o pistte. Ama yok! Olmuyor, büyükler oturup kendilerinden geçerler car car muhabbette, çocuk pisti birbirine mi katmış, dans etmeye çalışan büyüklerin arasına bodozlama mı dalmış, milleti masalarına zorla geri mi göndermiş, umurlarında değildir.

Çocuk havuzları da gereksizdir otellerde. Boşuna kaynak harcanmıştır sırf bu havuzlar yapılsın diye. Ben bugüne kadar çocuk havuzuna giren bir tek çocuğa raslamadım. Nerde var büyüklere göre bir su birikintisi, hepsi orda! Ya çocuklar kendilerini çocuk saymıyorlar ya da çocuk havuzları; aslında ayak yıkamak için özel tasarlanmış dezenfekte su birikintileri olmalı.
Tam şezlongunuzdan kalkıp yüzmeye karar vermişsinizdir, şöyle sağı solu yoklayıp kaç kişi size doğru bakmakta, bikinizin üst tarafı olması gereken yerde mi, popomun arasına bikinim kaçmış mı, göbeğimi yeterince içine çekebilmiş miyim gibi her tür havuzda salınma aktivitesini gerçekleştirip havuzun dibine banu alkan misali geldiğinizde saatlerdir güneşte yanmanın bedeli olan havuz suyunun soğuk gelmesi, bir -iki çocuğun tam önünüzden havuza atlayarak havuzun tüm suyunu üstünüze, ağzınıza burnunuza sıçratması ile son bulur. Siz tam bağıracakken güneşlenmekte olan annesinin “berkcaaan, oğlum sabahtan beri havuzdasın, gel hamburgerini yee” diye seslenmesiyle hevesiniz kursağınızda kalır. Ya hasbel kader havuza kendi iradeniz ile girmişsinizdir ve yayıla yayıla içinde su balesi yapmaktasınızdır. Birden bir uçan tekme böğrünüze saplanıverir. Ve baktığınızda tam orda size sinir sinir sırıtan bir çocuk görürsünüz. Nedense de gözlerinde deniz gözlüğü ya da yüzücü gözlüğü takmıştır o çocuk ve size sinsi sinsi bakmaktadır. Ha bi de ayaklarında da palet vardır. O daracık havuzda sanki mercan kayalıkları var, onlara bakmaktadır veya yaklaşık 20bin fersah su altına dalacaktır da su yüzeyine çıkışı hızlı olsun diye palet takmaktadır! O kadar donanımlı yani! O çocuğu oracıkta boğamamanın vermiş olduğu hayal kırıklığı içinde başka bir yöne doğru yüzmeye başlarsınız ve bu sefer de üstünüzden uçarak bir çocuk atlar cooof diye ve tüm o klorlu suyu yutarsınız, yutarken de kafanıza bir çocuk kovası bir yerlerden uçuverir.

İşte ben çocuklardaki bu atlama, dönme, zıplama gibi eylemleri çözebilmiş değilim. Dans edemezsiniz, çünkü siz yavaş bir şarkıda sevdiğinizle dans ederken onlar sizin yanınızda kanguru gibi zıplar ve dönme dolap gibi dönerler ve bunları yaparken de aynı anda size çarpıp, üstünüze çıkarlar. Havuzda dilediğiniz gibi yüzemezsiniz çünkü aynı eylemleri orda da yaparlar, büyüklere ait olan herşeye ortak olmayı severler ve malesef bazı aileler de buna hiç ses çıkarmazlar.
Ya ben size spalarla ilgili tersime giden konuları yazacaktım. Gene nerden başladım, nereye geldim... Neyse onu da öbür yazıma ayırayım bari.

3 yorum:

Nefin dedi ki...

bak büyük söyleme, yarın bir gün senin de olacak çocuğun. o gıcık olduğun şeylerin hepsi hoşuna gidecek. "aman da çooocuuum ne güzel oynuyor pistte" diyeceksin.
"aman da annesinin yavrusu ne güzel yüzüyor büyük havuzların da maşşşşallah" diyeceksin.
görürsün sen görürsüüüüüüün....

Toplu İğne dedi ki...

nefincim sen hiç havuzda yüzerken suratına uçan tekme yemedin galiba? ben yedim hem de aynı velet tarafından 3 kez! Ayağındaki palet bacağımı çizdi, snorkelle havuzdakileri dikizlerken şnorkeli sırtıma girdi, velet üstüme çıktı. ve inan bana annesi yakında olmasa küçük bir havuz kazası bekliyordu o veledi! :)

ASLI dedi ki...

Amanın,ben yanlış geldim galiba.Bir an portkala ağacında falan sandım kendimi.Ne o iğneciğim,bir gün yaptın dillere destan olmuş bakıyorum.

Alnının akı ile çıkmışsın anlaşılan.

Neyse çocuk konusune değinmeyerek, ve sevgililer günü eğlencenizin 23 nisan provasına dönüşmesine üzülerek ayrılıyorum canım

Bye